Davacıların sağlığına zarar verildiği ispat edilemeyen ve yönetmelikte belirtilen limit değerler ile güvenlik mesafesine uygun olarak tesis edilen baz istasyonunun kaldırılmasına yönelik talebin reddi gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/727
Karar No: 2025/3047
Karar Tarihi: 17.06.2025
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar vekili Av. … ile davalı …. vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin kat maliki oldukları binaya komşu olan davalı yönetime ait binanın çatısına davalı Şirkete ait baz istasyonu kurulduğunu, istasyonun insan sağlığına olumsuz etkisi olduğunu, baz istasyonunun müvekkilerinin binalarında oturan sakinlerin sağlıklarının bozulmasına neden olduğunu ileri sürerek baz istasyonunun kaldırılması talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı …. vekili cevap dilekçesinde; davacıların aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davayı kanıtlar nitelikte somut bilgi belge sunulmadığını, davacıların dava açmakta menfaatlerinin bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini istemiştir.
2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin idari yargı olduğunu, dava konusu baz istasyonunun yönetmeliğe uygun olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların iddialarının soyut ve bilimsel gerçeklikten uzak olduğunu, Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumunun yazısında ölçüm değerlerinin yönetmelik kriterlerine uygun olduğunun belirtildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.07.2020 tarihli bilirkişi raporlarında saptanan ölçümlerin limit değerlerin altında olduğu ve baz istasyonunun davacıların bulunduğu siteye uzaklığının güvenlik mesafesi dışında kaldığının tespit edildiği, raporlarda uluslararası değerlendirmelere göre baz istasyonunu bulunduğu yerden kaldırılarak çevrede bulunan en yüksek binanın tepesine 2-3 metrelik bir çıkmanın üzerine kurulması önerilmiş ise de, her iki bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin genel değerlendirme niteliğinde olduğu ve baz istasyonunun kurulması ile ilgili idari olarak bir kısım eksiklikleri kapsadığı ve 05.11.2020 tarihli ek rapor içeriğindeki kişisel değerlendirmelere itibar edilmediği, 25.09.2020 tarihli raporda ise baz istasyonunun davacıların bulunduğu sitedeki rahatsızlıkların nedeni olmayacağının açıkça belirtildiği, davacıların sağlığına zarar verildiği ispat edilemeyen ve yönetmelikte belirtilen limit değerler ile güvenlik mesafesine uygun olarak tesis edilen baz istasyonunun kaldırılmasına yönelik talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre yapılan ölçüm ve güvenlik mesafesi değerlerine göre davaya konu baz istasyonunun limit değerlere ve güvenlik mesafelerine uygun olarak kurularak işletildiği, baz istasyonlarının insan sağlığına zarar verdiği bilimsel delillerle de kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu baz istasyonunun yaydığı radyasyonun zamanla yayılması nedeniyle hastalıklara yol açtığını, baz istasyonunun kurulmasından sonra müvekkillerinin komşularının kanser hastalığına yakalandığını ve buna bağlı olarak ölenlerin bulunduğunu, istasyonun yönetmeliğe uygun olmasının insan sağlığı açısından tehlike yaratmadığı sonucunu doğurmayacağını, Mahkeme gerekçesinde zararın varlığının kanıtlanamadığından bahsedilse de çevrede insanların kanser hastalığına yakalanması nedeniyle tüm site sakinlerinin psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkilleri lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, komşuluk hukukuna dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 28.000,00 TL’nin davacılardan alınarak davalı ….’ye verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

