Motosiklet sürücüsü olan davacının meydana gelen trafik kazasında koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2025/2983
Karar No: 2025/5358
Karar Tarihi: 08.04.2025
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 28.06.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 10,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 40.020,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 193.381,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 881,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.245,77 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 195.507,95 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirsiz alacak davası olarak talepte bulunmasının usul kurallarına aykırı olduğunu, geçerli bir maluliyet raporuyla başvuruda bulunmanın dava şartı olduğunu, geçerli bir maluliyet raporu bulunmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, hatalı yönetmeliğe dayanılarak alınan maluliyet raporunun yeniden ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kusur oranlarının uzman bilirkişilerden oluşan heyetten alınacak bir raporla netleştirilmesi gerektiğini, davacının kask ve koruyucu ekipman takıp takmadığının belirsiz olması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacıya rücuya esas herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi, bağlanmış olması halinde hesaplanacak tazminattan mahsubunun gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya ibraz edilen 01.03.2021 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu ve maluliyetin %14,3 oranında olduğu, kaza tespit tutanağı ve hakemce alınan kusur raporu doğrultusunda davalıca sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 193.381,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 881,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.245,77 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 195.507,95 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 10.01.2022 tarih ve 2021/İHK-40966 sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının kabulüne, sunulan raporda kaza tarihi itibariyle geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlenmiş olan %12 maluliyet oranının esas alınması gerektiği gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesisine, davanın kısmen kabulüne, 162.277,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 881,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.245,77 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 164.407,70 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 06.06.2023 tarihli ve 2022/3530 esas, 2023/7573 karar sayılı ilamıyla; 28.06.2019 kaza tarihi itibari ile Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in yürürlükte olduğu, İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olmasının doğru olmadığı, motosiklet sürücüsü olan davacının davaya konu trafik kazası nedeniyle septum deviasyonu nedeniyle malul kaldığı, yaralanmasının burundaki kemik ve kıkırdak dokunun yer değiştirmesi sonucu burunda şekil bozukluğu oluştuğunun tedavi evrakları ve doktor raporları ile sabit olduğu, bu nedenle, motosiklet sürücüsü olan davacının meydana gelen trafik kazasında koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu, davacı lehine hükmedilen nisbi vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, davalının diğer temyiz itirazlarının reddedildiği anlaşılmıştır.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak bozma ilamı doğrultusunda sunulan yeni maluliyet raporunda davacının %7 oranında sürekli malul olduğu, bu orana göre karar verildiği, müterafik kusur indiriminin usule uygun yapıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, toplam 77.431,16 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, hatalı yönetmeliğe dayanılarak alınan maluliyet raporunun yeniden ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak alınması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, faiz talebinin yersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

