Sanığın, uzman doktor olan mağdura hitaben söylediği “Eşşek gibi bakacaksın.” şeklindeki sözleri hakaret suçunu oluşturmaz.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi

Esas No: 2025/3574
Karar No: 2025/9079
Karar Tarihi: 14.05.2025

Dairemizin 26.02.2025 tarihli ve 2022/5300 Esas, 2025/3683 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.04.2025 tarihli ve 2022/1376 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Kanun’un 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/1376 numaralı yazısıyla; \”Sanığın uzman doktor olan mağdura hitaben söylediği \”Eşşek gibi bakacaksın.\” sözünün hakaret suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.

Somut olayda, 23.05.2019 tarihinde sanığın mağdur …’ün uzman doktor olarak görev yaptığı hastaneye babasını muayene ettirmek amacıyla götürdüğü, muayene sırasını bekledikleri sırada aradan başka hastaların sıra beklemeden doktor odasına alındığı iddiasıyla görevli hemşireyle tartışmaya

başladığı, mağdurun dışarıdan gelen yüksek ses nedeniyle koridora çıkarak sanıkla konuştuğu sırada, sanığa, hasta seçme hakkının bulunduğunu ve sanığın getirdiği hastaya bakmayacağını söylemesi üzerine sanığın mağdura yönelik olarak \”eşşek gibi bakacaksın, bakma da göreyim\” demek suretiyle hakaret ettiği dosya kapsamıyla sabittir.

Sanığın mağdura söylediği “eşek gibi” sözcüğüyle ilgili olarak Türk Dil Kurumunun Atasözleri ve Deyimler Sözlüğünde (https://sozluk.gov.tr/) “kaba, düşüncesiz” şeklinde açıklamaya yer verilmiştir. Somut olayda sanığın \”eşşek gibi\” şeklindeki sözleriyle bu ifadesinde bahsi geçen hayvanın olumsuz vasıflarını önceleyen bir sövgü sözünü söylemeyi kastettiğine ve amacının mağduru tahkir etmek olduğuna dair her hangi bir şüphe bulunmamaktadır. Dolayısıyla, sanığın mağdura yönelik sarf ettiği sözün açıkça, …, … ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte olduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu sebeplerle sanığın ilk derece mahkemesince atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması yerine bozulması hukuka aykırı bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık aleyhine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. İtirazımızın KABULÜ ile,

2. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26.02.2025 gün ve 2022/5300 Esas-2025/3683 Karar sayılı BOZMA kararının KALDIRILMASI,

3. Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/104 Esas-2021/416 Karar sayılı kararıyla sanığın mahkumiyetine dair karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09.12.2021 gün ve 2021/1361 Esas-2021/2418 Karar sayılı kararıyla verilen istinaf isteminin esastan reddine dair kararının ONANMASI,

4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi\” şeklindeki talep ve gerekçeyle itirazda bulunulmuştur.

II. GEREKÇE

Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin …, … ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, …, …, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.

Yargılamaya konu somut olayda; sanığın şikayetçiye yönelik söylediği iddia ve kabul edilen sözlerin, şikayetçinin …, … ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatine yerine mahkumiyetine karar verildiğinden hükmün bozulması gerektiği bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR

1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 26.02.2025 tarihli ve 2022/5300 Esas, 2025/3683 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.05.2025 tarihinde karar verildi.

Karşı Oy

Sanık … hakkında şikayetçi …’e yönelik 23/05/2019 tarihinde işlediği hakaret suçundan Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2021 tarihli ve 2021/104 E. 2021/416 sayılı Kararıyla;

• Türk Ceza Kanunu’nun 125/3-(a), 125/4, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince neticeten 7.080,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,

• Yargılama giderlerine,

Hükmedilmiştir.

Kararın süresi içinde sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09/12/2021 tarihli ve 2021/1361-2418 E.K. sayılı kararıyla Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-(a) maddesinin ilk cümlesi ve 286. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine temyizi kabil olarak karar verilmiştir.

Söz konusu Bölge Adliye Mahkemesi Kararına karşı süresinde yapılan kanun yolu başvurusu üzerine Yüksek Dairenin 26/02/2025 tarihli ve 2022/5300 Esas, 2025/3683 sayılı Kararıyla; sanığın sarf ettiği iddia ve kabul edilen sözlerin şikayetçinin …, … ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/04/2025 tarihli ve 4-2022/1376 Temyiz sayılı yazısıyla yukarıda belirtilen yüksek Daire kararına yönelik, eylemin hakaret suçunu oluşturacağı gerekçesiyle sanık aleyhine itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.

Yüksek Dairenin 14/05/2025 tarihli ve 2025/3574-9079 E.K. sayılı kararıyla itirazın reddiyle Kanun yolu başvurusunun incelenmesi için Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

Sanığın sarf ettiği sözlerin kaba hitap tarzı olduğuna ilişkin bozma kararı üzerine itiraza ilişkin Dairece verilen ret kararına iştirak edilememiştir. Şöyle ki;

Somut olayda, şikâyetçinin Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde doktor olarak görev yapmakta iken radyoloji bölümü bekleme salonunda sanıkla aralarında çıkan tartışmada, hasta seçme hakkı olduğunu ve

kendisine bakmayacağını söylemesi üzerine sanığın şikâyetçiye hitaben “Eşek gibi bakacaksın.” şeklinde söz söylediği gerek ilk derece mahkemesince gerekse istinaf incelemesinde sabit görülmüş, temyiz incelemesinde de bu husus yerinde bulunmuştur.

Yüksek Dairemizin birçok kararında belirtildiği şekilde, hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin …, … ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, …, … ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.

Bu çerçevede sanığın şikâyetçilere yönelik sarf ettiği sözün hakaret olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

“eşek gibi” ile ilgili Türk Dil Kurumunun Atasözleri ve Deyimler Sözlüğünde (https://sozluk.gov.tr/) “kaba, düşüncesiz” şeklinde açıklamaya yer verilmiştir.

Malumları olduğu üzere, insanlar doğrudan ifade edemedikleri gerçekleri az ve öz sözle aktarmak için atasözleri ve deyimlere başvurmuşlar; benzetme, teşhis, cinas, aktarma gibi söz sanatlarını kullanarak dolaylı yoldan mesajlarını iletmişlerdir. Bu söz sanatlarını kullanırken hayvanlar, nesneler ve toplumun çok yakından tanıdığı kişiler sözün aktarılmasında aracı olmuşlardır. Türkçedeki atasözleri ve deyimlerde anlam aktarmada en çok yararlanılan unsurlardan biri hayvanlar olmuştur. Aslan, at gibi hayvanlar daha çok iyi özellikleri ile ön plana çıkarılırken, eşek, it/köpek gibi hayvanlar ise çeşitli yönleri ile kötülenen hayvanlar olmuştur. Bu hayvanlar içerisinde it/köpek ayrı bir yer tutar. “eşek” sözü de söz konusu atasözünde hayvandan insana aktarım yapılan bir mecaz olduğu belirtilmelidir. (… …, “Atasözleri ve Deyimlere Göre Türkçedeki ‘İt ve Köpek’ Kavramları” Cappadocıa Journal Of Hıstory And Socıal Scıences (Cahıj), Mayıs 2020, syf 136)

Bir deyimin salt bu vasfına dayanarak kullanılması halinde tahkir kastının olmadığından bahsetmek mümkün değildir. Söz konusu atasözünde yer alan “eşek gibi” sözünün hayvanın olumsuz vasıflarını önceleyen sövgü sözü olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, sanığın şikâyetçi ve katılanlara yönelik sarf ettiği sözün açıkça, …, … ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte olduğunun kabulü gerekir.

Yukarıda arz ve izah edilen sebeple, Cumhuriyet Başsavcılığının itirazın kabulü ile Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin kararına yönelik temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle ret düşüncesi içeren çoğunluk görüşüne iştirak edilememiştir.

Avukat Muhammed Furkan Kızılateş sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin