OSB’nin kamu gücüne dayanarak yaptığı iş ve işlemleri idari işlem niteliğinde olup; bu işlemlere karşı açılan davaların idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2025/1231
Karar No: 2025/1811
Karar Tarihi: 13.10.2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin üretim yapmak için kurulmuş bir şirket olduğunu, kanun koyucunun kendi taşınmazı üzerinde OSB kurulması halinde malik kişiye yatırımcı olma hakkı tanıdığını, şirket sermayesine ilişkin yasal bir sınırlama olmadığını, davacı şirketin, şirket ana sözleşmesinde gösterilen makine, metal, plastik ve otomotiv sektörlerinde faaliyet göstereceğini, bu faaliyeti için sanayi parseline ihtiyacı olduğunu, kendisine ait taşınmazların kamulaştırılmadan imar uygulamasına alınması neticesinde oluşacak sanayi parseli üzerinde sektörlerdeki amacına uygun fabrika binası inşa edileceğini ve ticari faaliyet yürütüleceğini belirterek davanın kabulüne, davacı şirkete ait;… Mah….Parsel,…. Mah… Parsel,….Mah. ….Ada, … Parsel, ….Mah… Ada ….Parsel ve Karaali Mah. ….Ada … Parsel sayılı taşınmazların kamulaştırılmadan imar uygulamasına dâhil edilmesi talebine ilişkin verilen red kararının iptaline, davacı şirkete ait 5 adet taşınmaz toplam büyüklüklerinin tek sahipli parselizazyon için yeterli olduğu da göz önüne alınarak, taşınmazların tevhit edilmesine ve taşınmazlar hakkındaki imar uygulamasının 3194 Sayılı Kanunun 18. Maddesi uyarınca … Organize Sanayi Bölgesi 7. Kısım için yer seçimi kesinleştirilen bölge içinde yapılmasına bu surette katılımcı hak ve yükümlülüklerinin tanınmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından 08.10.2024 tarihli dilekçe ile yönetmeliğin ilgili maddelerindeki değişiklik doğrultusunda yeniden başvuru yapıldığını ve davacının yönetmelik değişikliği sonrasındaki başvurusunun da detaylı bir şekilde incelenerek, yasal dayanakları ile birlikte reddedilmiş olduğunu, Kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca davacının yönetmelik değişikliği öncesindeki başvurularının reddine dair karar sonrasında davacı tarafından yönetmelik sonrasında yeniden başvuru yapılmış olduğu dikkate alındığında davacının taleplerinin yönetmeliğin yeni düzenlemesi uyarınca değerlendirmeye alınması gerektiğinin kabulü gerekeceğini, dolayısıyla davacının Yönetmeliğin mülga hükmüne dayalı başvurusunun, yönetmelik değişikliği sonrasında yapmış olduğu yeni başvuru karşısında usuli kazanılmış bir hak sağlamadığını, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu taşınmazlarına ilişkin acele kamulaştırma başvurularının yapıldığını, mahkemeler tarafından da davacının söz konusu iddialarının kabul edilmediğini, davacının taşınmazlarının bitişik nizam olmadığından birbirleri ile tevhit edilmesi, bu doğrultuda imar uygulaması yapılması olanağının bulunmadığını, davacı tarafından acele kamulaştırma kararının iptali yönünde de dava açıldığını fakat davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, dava dilekçesinde belirtilen taşınamazlar kapsamında Kamulaştırma Kanunu kapsamında işlem yapılmakta olduğundan taşınmazların değerleri mahkemelerce belirlenerek davacıya ödendiğini, davacının mülkiyet hakkına yönelik davalı OSB tarafından kanunsuz veya hukuka aykırı bir eylemde bulunulduğu iddiasının da dayanağının bulunmadığını belirterek öncelikle görevsizlik yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Manisa 2. Noterliği’nce düzenlenen 27/09/2024 tarih ve 22142 yevmiye numaralı taahhütname, 05/08/2022 tarihli 20769 yevmiye numaralı taahhütname, İzmir 38. Noterliğince düzenlenen 08/09/2022 tarihli 16801 yevmiye numaralı ve 18/07/2023 tarihli 21574 yevmiye numaralı ihtarname, Manisa 4. Noterliği’nce düzenlenen 18/08/2022 tarihli 8863 yevmiye numaralı ihtarnameler ve tebliğ belgeleri, tapu kayıtları, … Organize Sanayi Bölgesine başvurusuna ilişkin bilgi ve belgeler, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na başvuruna ilişkin işlem dosyası, ticaret sicil kayıtları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; somut olayda, davacı, kendisine ait taşınmazların kamulaştırılmadan imar uygulamasına dahil edilmesi talebi ile davalı OSB’ye başvurmuş olup davacının talebinin reddine ilişkin verilen kararın iptali ile taşınmazlardaki mülkiyet hakkının korunarak davacı şirkete katılımcı sıfatı verilmesi, taşınmazların tevhid edilmesi ve taşınmazlar hakkındaki imar uygulamasının … OSB 7. Kısım için yer seçimi kesinleştirilen bölge içinde yapılmasına karar verilmesini talep ettiği, davacının talep ettiği hususların davalı OSB’nin kamu gücünden kaynaklanan yetkileri dahilinde olduğu, bu haliyle görevli yargı yolunun idari yargı olduğu anlaşılmakla yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle görev yönünden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 27/01/2025 tarihli 2024/936 E. – 2025/78 K. sayılı kararının hem görev yönünden hem de esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, mahkemece davanın esasına girilerek inceleme yapılsa idi … OSB yönetim kurulu tarafından müvekkil gibi talepte bulunan birçok şirkete bu hakkın kullandırılmış olmasına rağmen müvekkile keyfi olarak kullanılmadığının görüleceğini, OSB yönetim kurulu kararının müvekkil bakımından iptal edileceğini, bu yönüyle davanın idari yargıda görülmesinin mümkün olmadığını beyan ederek; Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 27/01/2025 tarih 2024/936 E. – 2025/78 K. sayılı kararının, gerek hukuki gerekse usul yönünden hatalı olduğu ve davanın esasına ilişkin olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, davanın kabulü ve davacının taşınmazlarının … Organize Sanayi Bölgesi sınırlarına dâhil edilmesi talebine ilişkin Yönetim Kurulu Kararının iptal edilmesine, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/936 E. – 2025/78 K. sayılı kararının istinaf incelemesi ile kaldırılarak dosyanın esasa girilmek üzere yeniden incelenmek üzere gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinde, dava konusunun müvekkil Bölge’nin yönetim kurulu kararı olduğunu ifade edilmekte ise de, müvekkil Bölge’nin dava konusu edilen yönetim kurulu kararının müvekkile verilen kamu gücünün kullanılmasına dair olup, bu kapsamda kararın adli yargı mercinde incelenmesine olanak bulunmadığını, davacı tarafından atıf yapılan kararların yönetim kurulunun arsa tahsisi ile huzurdaki dava konusu kamu gücüne dayanan karara ilişkin yönetim kurulu kararının yargılama konusu yapıldığı kararlar olmadığından huzurdaki dosya kapsamında emsal nitelikte olmadığını, müvekkil Bölge’nin dava konusu işlemde usul ve yasaya herhangi bir aykırılığı bulunmadığını beyan ederek; davacının istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, davacı şirkete ait taşımaz mülkiyetleri korunarak imar uygulamasına dahil edilmesi, katılımcı sıfatı kazanılmasına yönelik taleplerin reddine ilişkin OSB kararının iptali isteğine ilişkindir.
İDM’nce yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
6100 sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re’sen gözetilir; HMK’nun 357. Maddesine göre de; ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Somut olayda; davacının … OSB 7. Kısım genişletme alanı içerisinde bulunan taşınmazlarının Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği kapsamında kamulaştırılmadan mülkiyet haklarının korunarak imar uygulamasına dahil edilmesi talebine ilişkin davalı OSB red kararının iptaline, davacı şirkete ait taşınmazdaki mülkiyet hakkının korunarak davacı şirkete katılımcı sıfatı verilerek bu kapsamda katılımcı hak ve yükümlülüklerin tanınmasına, davacıya ait taşınmazların tevhid edilmesine ve taşımazlar hakkındaki imar uygulamasının kesinleştirilen bölge içinde yapılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgesi Kanununun 3/h maddesinde; Organize sanayi Bölgesi Sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plan dâhilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla, sınırları tasdik edilmiş arazi parçalarının imar planlarındaki oranlar dâhilinde gerekli ortak kullanım alanları, hizmet ve destek alanları ve teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dâhilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve bu Kanun hükümlerine göre kurulan, planlanan ve işletilen, kaynak kullanımında verimliliği hedefleyen mal ve hizmet üretim bölgelerini ifade ettiği belirtilmiştir.
Aynı Yasanın 3/e bendinde katılımcı; OSB’lerde, bir işletmenin kurulması için parsel tahsisi veya satışı yapılanlar ile maliki bulunduğu parselde üretimde bulunan veya bulunmayı taahhüt eden ve bu Kanunun amacına uygun faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişi ile finansal kiracı olarak tanımlanmıştır.
4562 Sayılı yasanın 4. Maddesinde OSB sınırları içerisinde yapılacak mevzi imar ve parselasyon planları ve değişikliklerini hazırlama, payı ve tesislerin projelendirilmesi, inşası ve kullanımı ile ilgili ruhsat ve izinler ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarını verme ve denetleme konularında OSB’ye özel bir kamu kudreti kullanma yetkileri tanınmış, 5. maddesinde; OSB’nin müteşebbis heyetin veya genel kurulun vereceği karar üzerine yönetim kurulunun başvurusu üzerine Bakanlıkça verilen kamu yararı kararı ve sınırları belirlenmiş yetki çerçevesinde kamulaştırma işlemleri yaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişiliği olduğu ifade edilmiştir. Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 40/3. Fıkrasında yatırımcılara ait taşınmazların kamulaştırılmadan imar uygulamasına dahil edileceği, imar uygulaması sonucu katılımcının kendisine tahsis edilen parsel üzerinde taahhüt ettiği yatırım gerçekleştirebileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
4562 Sayılı yasanın belirtilen bu hükümlerine göre bir özel hukuk tüzel kişisi olmasına karşın OSB’nin kamu gücüne dayanarak yaptığı iş ve işlemleri idari işlem niteliğinde olup; bu işlemlere karşı açılan davaların idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir.
İDM karar gerekçesinde de belirtildiği gibi; davacının talebinin davalı OSB’nin kamu gücünden kaynaklanan yetkileri dahilinde olduğu, bu haliyle görevli yargı yolu idari yargı olduğundan davanın, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle görev yönünden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK’nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 13/10/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

