Düğünde takılan ziynet eşyaları kime aittir? (Güncel-2026)
Evlilik sürecinde ve özellikle düğünlerde takılan ziynet eşyaları, Türk toplumunda hem ekonomik hem de sembolik öneme sahiptir. Ancak boşanma veya ayrılık halinde “Düğünde takılan takılar kime aittir?” sorusu yıllardır sıkça karşılaşılan hukuki uyuşmazlıklardan biridir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024 tarihli 2023/5704 E., 2024/2402 K. sayılı kararıyla bu konuya ilişkin köklü bir içtihat değişikliğine gitmiş ve uygulamayı önemli ölçüde değiştiren yeni ilkeler belirlemiştir.
Yargıtay’ın 2024 Öncesi Görüşü Ne Yöndeydi?
Önceki içtihatlarda Yargıtay;
➡️ “Aksine bir anlaşma veya örf-adet yoksa, düğünde kim tarafından hangi eşe takılırsa takılsın tüm ziynet eşyaları kadına aittir.”
kuralını benimsemekteydi.
Bu nedenle uzun yıllar boyunca düğün takıları, neredeyse istisnasız olarak kadının kişisel malı kabul edilmekteydi.
Neden İçtihat Değişikliğine Gidildi?
Yargıtay, yeni kararında toplumsal değişime dikkat çekerek şu gerekçelere vurgu yaptı:
- Gelenek ve göreneklerin zaman içerisinde farklılaşması,
- Düğünlerde yalnızca kadına özgü takıların değil, ortak yaşam için ekonomik değeri olan farklı hediyelerin de verilmesi,
- Tarafların katkı ve beklentilerinin değişmesi,
- Uyuşmazlıkların adil çözümünün daha detaylı bir değerlendirme gerektirmesi.
Bu gelişmeler sonucunda eski kuralın güncel ihtiyaçları karşılamadığı belirtilerek yeni bir ilkesel yaklaşım oluşturuldu.
Yargıtay’ın 2024 Tarihli Yeni İlkesel Görüşü
1. Taraflar arasında takıların paylaşımı konusunda bir anlaşma varsa ne olur?
👉 Anlaşma varsa, paylaşım bu anlaşmaya göre yapılır.
Eşlerin evlilik öncesi, düğün aşamasında veya sonrasında ziynetlerin kime ait olacağına dair açık bir iradeleri bulunuyorsa, mahkeme bu anlaşmayı esas alır.
2. Anlaşma yoksa örf ve adet uygulanır mı?
👉 Evet.
Taraflar arasında yazılı veya sözlü bir anlaşma yoksa, yöresel örf ve adet araştırılır.
Örf-adetin uygulanabilmesi için:
- Tarafça iddia ve ispat edilmesi gerekir.
3. Ne anlaşma ne de örf-adet yoksa düğün takıları kime aittir?
Yargıtay’ın yeni temel kuralı şudur:
➡️ “Erkeğe veya kadına takılan/verilen ekonomik değeri olan her şey, kural olarak kime takıldıysa ona aittir.”
Bu, eski “tüm takılar kadına aittir” yaklaşımının artık geçerli olmadığını göstermektedir.
4. Karşı cinse özgü ziynet eşyaları nasıl değerlendirilir?
Eğer takı ya da hediye karşı cinse özgüyse, takıldığı kişiye bakılmaz:
- Kadına özgü ziynet → kadına aittir
- Erkeğe özgü aksesuar/hediye → erkeğe aittir
Örneğin:
- Bilezik, kolye → kadının
- Erkek saati, tespih → erkeğin
5. Eşyanın hangi cinse özgü olduğu tartışmalı ise ne yapılır?
Uyuşmazlık halinde:
👉 bilirkişi incelemesi yapılabilir.
Eğer eşyanın her iki cins tarafından da kullanılabileceği belirlenirse:
➡️ kime takıldıysa/verildiyse ona ait kabul edilir.
6. Takı sandığı/torbasına konulan eşyalar nasıl değerlendirilecek?
Takı sandığına veya torbaya bırakılan eşyalar için Yargıtay şu ayrımı yapmıştır:
- Eşya cinsiyete özgü ise → ilgili cinse ait sayılır.
- Eşya her iki cinse de ait olabilecek nitelikte ise → ortak mal kabul edilir.
Ziynet Eşyası Davalarında Yeni Dönem
Bu içtihadın önemi oldukça büyüktür.
Artık:
❌ “Düğünde takılan tüm takılar otomatik olarak kadına aittir.” yaklaşımı geçerli değildir.
✔️ Takının kime takıldığı, cinsiyete özgü olup olmadığı,
✔️ Tarafların anlaşması,
✔️ Örf-adet,
✔️ Takı sandığının niteliği
dikkate alınarak ayrıntılı bir değerlendirme yapılacaktır.
Sık Sorulan Sorular
Düğünde takılan altınlar artık otomatik olarak kadına mı ait?
Hayır. Yeni içtihada göre takının aidiyeti, kime takıldığı ve cinsiyete özgü olup olmadığına göre belirlenir.
Eşimin ailesi bana altın taktı, bana mı ait?
Kural olarak evet. Size takılan her şey size aittir; aksi ispat edilmedikçe.
Damadın koluna takılan bilezik kime ait sayılır?
Bilezik kadınlara özgü olduğundan → kadına ait kabul edilir.
Takılar karıştı, kim ne taktı belli değilse?
Bu durumda mahkeme tanık, örf-adet, bilirkişi ve diğer delillerle aidiyeti belirler.
Boşanmada ziynet eşyası davası nasıl açılır?
Ziynet alacağı davası veya ziynet eşyasının aynen iadesi davası açılabilir. Bu davalar genellikle aile mahkemelerinde görülür.
Sonuç
Yargıtay’ın 2024 tarihli kararıyla birlikte ziynet eşya davalarında artık daha kapsamlı bir inceleme yapılmakta, takının makul ve adil şekilde kime ait olduğu detaylı şekilde değerlendirilmektedir. Bu yeni içtihat, hem uygulamada birliği sağlamakta hem de tarafların beklentilerini daha hakkaniyetli şekilde karşılamaktadır.

