Eşcinsel olan kadına müşterek çocuğun velayeti verilmemelidir. Çünkü bu durum çocuğun geleceğini tehlikeye düşürebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Esas No: 1982/5077
Karar No: 1982/5531
Karar Tarihi: 21.06.1982

Dava: G. D. ile R. D. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda; tarafların boşanmalarına dair verilen hüküm velayet yönünden davacı tarafından temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Kocanın anaya yüklediği kusur gerçekleşmiş, kadında duruşmada bunu itiraz etmediği gibi hükmü temyiz etmemekle olayın varlığını kabullenmiş duruma düşmüştür.

Boşanma sebebi, toplumun asla hoş görmeyeceği “eş cinselliğe” Türkçe deyimi ile “Seviciliğe” dayanmaktadır. Böylesine marazi hastalık derecesine varan bir alışkanlığı bulunan kadına kız çocuğunun velayetinin verilmesi onun geleceğini tehlikeye düşüren bir durum meydana getirebilir. Küçüğün idrak çağına erip kişiliği zarara uğradıktan sonra onu, anasından uzaklaştırmak hiç bir anlam taşımaz. Velayet düzenlenirken gözönünde tutulacak husus, çocuğun sadece o andaki değil, gelecekteki yararlarının dahi her yönü ile korunmasıdır. Bu bakımdan çocuk henüz kötü alışkanlıklar edinmeden gerekli tedbirin alınması zorunludur. Hal böyle olunca, kücüğün ahlaki gelişimine, öncelik ve şefkatin üstünde değer verilmesi gerekir. Öyle ise “karşılaşılan iki kötülükten zarardan, hafifinin tercih edilmesi” yolundaki kural gözetilerek çocuğun, babanın velayetine bırakılması uygun olur. Bu yönün gözetilmemesi usul ve konuna aykırıdır.

Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA 21.6.1982 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Avukat Muhammed Furkan Kızılateş sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin