Çocuğun cinsel istismarı suçunda, olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdure duruşmaya getirilerek dinlenmeli, bu mümkün değilse ÇİM’de kaydedilen görüntüler duruşmada izlenmeli, sanık ve müdafilerine diyecekleri sorulmalıdır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi

Esas No: 2024/6484
Karar No: 2025/400
Karar Tarihi: 15.01.2025

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.

Sanık ve müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında katılan mağdureler…, …., … ve …’a karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı; katılan mağdureler …, ….a ve …’ya karşı çocuğun cinsel istismarı; mağdure …’a karşı çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde katılan mağdureler… ve…’e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı; katılan mağdureler …, …, …., … ve …’ya karşı çocuğun cinsel istismarı; mağdure …’a karşı ise sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın katılan mağdure…’e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı; katılan mağdureler…, …, …, …. ve mağdure …’a karşı çocuğun cinsel istismarı; katılan mağdure …’a karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı; katılan mağdure …’ya karşı ise sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Mağdureler… ve … Vekilinin Temyiz İstemi

Özetle mağdurelerin anlatımları ile tanık beyanları nazara alındığında; sanığın katılan mağdure …’ya karşı gerçekleştirdiği eylemin çocuğun nitelikli istismarı suçunu oluşturduğuna, dolayısıyla suç vasfının tayininin hatalı olduğuna, ayrıca cinsel istismar suçlarının her iki katılan mağdureye karşı cebir ve tehditle işlendiğine, hükümlerin katılan mağdureler lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure … Vekilinin Temyiz İstemi

Özetle sanığın katılan mağdureye karşı gerçekleştirdiği eylemlerin ani olmayıp kesiklik göstermediğine, süre olarak da uzun sayılabilecek nitelikte olduğuna, katılan mağdurenin vücudunun birden fazla bölgesinde gerçekleştirilen eylemlerin sarkıntılık düzeyini aştığına ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Özetle katılan mağdureler … ve …’un mağduru oldukları eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kaldığı kabulünün oluşa ve hakkaniyete aykırı olduğuna, diğer mağdureler gibi adı geçen katılan mağdurelerin de çocuğun cinsel istismarı eylemlerine maruz kaldıklarının kabulü gerektiğine, ayrıca katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

D. Sanık ve Müdafilerinin Temyiz İstemleri

Özetle sanığın atılı suçları işlemediğine, sınıf ortamı nedeniyle bu suçların işlenmesinin mümkün olmadığına, katılan mağdurelerin beyanlarının yönlendirilmiş, kendi içinde ve diğer mağdurelerin ifadeleri ile çelişkili olduğuna, katılan mağdureler … ile …’nun kendilerine karşı bir istismar eylemi gerçekleştirilmediğini açıkça dile getirdiklerine, katılan mağdure…’e yönelik eylemlerin kimse tarafından görülmemesinin akla yatkın olmadığına ve livata bulgusuna rastlanmadığına, katılan mağdure…’in annesinin kızıyla yaptığı görüşmede gerek kendisine gerekse başkalarına karşı iddiaya konu eylemlerin olmadığını öğrendiğine, yine bütün mağdurelerin beyanlarının soyut, yer ve zaman netliği olmayan ezber ifadeler olduğuna, bu beyanların hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, masumiyet karinesinin tersine çevrildiğine, lehe olan tanık beyanlarının hükme esas alınmadığına, sanığa husumet duyan mağdurelerin beyanlarının birbirleri hakkında tanık olarak değerlendirilemeyeceklerine, söz konusu beyanların hükme esas alınamayacağına, zayıf beyan delilleri haricinde somut delil bulunmadığına, sanık lehine olan somut, kesin ve bilimsel delillerin nazara alınması gerektiğine, kararların gerekçesiz olduğuna, dosyada sanık lehine olan delillerin toplanmaması ve gerekli savunma için süre verilmemesi, duruşmanın kayda alınmaması, verilen cezalarda alt ve üst sınırlara uyulmaması ve cezaların şahsileştirilmemesi, adli para cezasına havi ilamın tekerrüre esas alınması şeklindeki hukuka aykırılıkların bulunduğuna, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanık Hakkında Katılan Mağdure…’e Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı; Katılan Mağdureler…, …, … ve…’ya Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı; Katılan Mağdure …’a Karşı ise Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık Hakkında Mağdure …’a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı; Katılan Mağdure …’ya Karşı ise Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı ve Cinsel Taciz Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

1. 5271 sayılı Kanun’un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun’un 210/1. maddesinde ise \”Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez\” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurelerin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bunun mümkün olmaması halinde ise çocuk izlem merkezinde kaydedilen görüntüleri duruşmada hazır bulunanlarca izlenip sanık ile müdafilerine diyecekleri sorulduktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

2. Kabule göre; hükmün gerekçesinde sanığın, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103. maddesi kapsamına giren eylemlerinin mağduru olup suç tarihi itibarıyla on iki yaşını tamamlamayan mağdurlara karşı işlenen istismar suçlarının karşılığındaki temel cezaların alt sınırları bakımından aleyhe değişiklik getiren 6763 sayılı Kanun değişikliği öncesindeki bir zaman dilimi olan 2014-2015 yılları arasında mağdurelere karşı cinsel istismar suçlarını işlediği kabul edildiği halde hakkında tayin edilen temel cezaların 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’a göre tayin edilmesi suretiyle gerekçe ile hükümler arasında çelişki oluşturulması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Sanık Hakkında Katılan Mağdure…’e Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı; Katılan Mağdureler …,…,… ve…’ya Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı; Katılan Mağdure …’a Karşı ise Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında katılanlar… ve … vekilleri, katılan Bakanlık vekili ile sanık ve müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Mağdure …’a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı; Katılan Mağdure …’ya Karşı ise Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı ve Cinsel Taciz Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan … vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca takdiren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Avukat Muhammed Furkan Kızılateş sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin