Sanığın 09.12.2024 tarihinde \”…cezai işlem kararının temyiz edilmeksizin ivedilikle onaylanmasını istiyorum…\” şeklinde talepte bulunduğu, sanık müdafiinin ise kendisine 11.12.2024 tarihinde tebliğ edilen karara karşı süresi içerisinde 10.12.2014 tarihli dilekçesi ile temyiz başvurusunda bulunduğu nazara alındığında; sanığın 09.12.2024 tarihli dilekçesinin henüz gerçekleşmiş bir temyiz istemi bulunmadığından temyiz isteminden vazgeçme olarak değerlendirilemez.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi

Esas No: 2025/470
Karar No: 2025/3603
Karar Tarihi: 30.04.2025

İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi

Özetle, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, katılan mağdure lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Özetle, sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerekirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

C.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Özetle, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, adli rapora göre mağdurenin kızlık zarının sağlam olduğuna, dolayısıyla beyanlarını destekleyecek her türlü şüpheden uzak tek bir delil olmadığına, mağdurenin telefonu almak için sanığın üstüne çıktığı gözetilerek sanığın penisinde kalan birkaç damla meninin mağdurenin iç çamaşırına bulaşma durumunun yüksek olduğuna, adli görüşme değerlendirme raporunda mağdurenin beyanlarının güvenilirliği hususunun olumsuz olarak değerlendirildiğine, moleküler genetik inceleme raporunda çalışıldığı maddelendirilmeyen örnekler ile ilgili sonuç bildirildiğinin dikkate alınmadığına, yine mağdurenin iç çamaşırında başka bir erkeğe ait DNA profiline rastlanmasına rağmen bu durumun lehe değerlendirilmediğine, mağdurenin duruşmada alınan ifadesinin yargılama boyunca anlattıklarının kurgu olduğunu ortaya koyduğuna, sanığın beraatine karar verilmek üzere kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden

Tutuklu bulunan sanığın 5271 sayılı Kanun’un 35.maddesine göre kendisine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanunî süre geçtikten sonra 30.12.2024 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Katılan Mağdure Vekili, Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden

5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanığın 09.12.2024 tarihinde \”…cezai işlem kararının temyiz edilmeksizin ivedilikle onaylanmasını istiyorum…\” şeklinde talepte bulunduğu, sanık müdafiinin ise kendisine 11.12.2024 tarihinde tebliğ edilen karara karşı süresi içerisinde 10.12.2014 tarihli dilekçesi ile temyiz başvurusunda bulunduğu nazara alındığında; sanığın 09.12.2024 tarihli dilekçesinin henüz gerçekleşmiş bir temyiz istemi bulunmadığından temyiz isteminden vazgeçme olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca kanun yolu başvurusundan feragat niteliğinde kabul edilecek bu istemin 5271 sayılı Kanun’un 266. maddesinin açık hükmü uyarınca temyiz incelemesine engel oluşturmayacağı, dolayısıyla sanık müdafiinin temyiz başvurusunun incelenebilir olduğu anlaşılmakla, Tebliğname’de yer alan incelenmeksizin iade görüşüne iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR

A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Mağdure Vekili, Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2025 tarihinde karar verildi.

Avukat Muhammed Furkan Kızılateş sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin